29
Oca

Rüzgar ve Özgüven

Adrenalin, keyif, heyecan, disiplin ve ekip arkadaşlığı,…..1 aydır keyifle katıldığım yelken çalışmalarımızı belki de özetlemenin en kısa yolu bu beş kelime. Ama bu keyfi ve yarattığı heyecanı anlatmaktan ziyade yaşamak en doğrusu. Her hafta Pazar gününü heyecan ile bekliyorum desem yalan olmaz. Sevgili Gökhan Hocamın sabırlı, disiplinli ve bilgece yaklaşımları bu keyfi çok daha anlamlı hale getiriyor. İlk seyrimize çıkarken gri bir gökyüzü tepemizde kalın yerinizde der gibiydi. Hafif hafif çiseleyen yağmur altında lodosun kollarına kendimizi atarken içimden nereleri hatırlamam gerekiyor sorularını sorup duruyordum kendime. Sonrasında her şey kendiliğinden gelişiverdi. Gökhan hocam ana yelkeni açmamı istediğinde, dalgalar arasında ine çıka giden teknenin sallantısına aldırış etmeden söyleneni yapmaya çalışmak, takım arkadaşlarım ile birlikte çabalayarak bunun üstesinden gelebilmek çok hoşuma gitmişti. ‘’ Hisset Ali sadece hisset ‘’ diye cesaretlendiriyordu Ceren. Dümen sırası bana geldiğinde daha farklı bir konu ile karşılaştığımı fark ediyordum. Aslında görev aldığın her noktanın farklı bir esprisi ve kuralı vardı. Her noktaya uyumlanmalı ve bunu diğer arkadaşlarım ile koordineli olarak yapmalıydım. O anda eğitim ve seminerlerimde her zaman ifade ettiğim, ‘’kendimize liderlik etmek’’ cümlesi aklıma geldi. Kesinlikle her noktada kendimin lideri olmalıydım. Durumsal farkındalığımı her an canlı tutmalıydım. Odaklanma olmazsa olmazların başında geliyordu.

O gün birçok öğreti ile geri döndüğümüzde bir sonraki seyrin beklentisi ve heyecanını hissetmeye başlamıştım bile. İlk seyrime bir isim vermek gerekirse bunu tanımlayacak en iyi iki kelime, ‘’Rüzgar ve Özgüven’’ olur. Eğer hala içimizde bir şeyleri öğrenme arzusu varsa onun için Rüzgarı bulmak an meselesidir.

Sevgilerimle

Ali Engin